Sen beşiğinde uyurken,gelgeç isteklilerin şahı Ay,pencereden baktı.``Bu çocuğu beğendim dedi.
Bulut merdivenlerden usulca indi,camlardan sessizce geçti.Sonra bir ananın yumuşacık sevgisiyle üzerine uzandı,kendi renklerini bıraktı yüzüne.Gözbebeklerin yeşil kaldı bu yüzden,yanaklarında şaşılacak derecede al.Gözlerin bu konuğu seyrederken böyle garipsi garipsi büyüdüler,gırtlağınıda öyle sevgiyle sıktıki tükenmez bir öğrenme isteği kaldı içinde.
Bu arada sevincinin yayılışı içinde,Ay fosforlu bir hava gibi,ışıklı bir derya dolduruyordu bütün odayı,hemde bütün bu canlı ışık düşünüyordu.Şöyle diyordu``Öpüşümün etkisi hiç silinmeyecek üzerinden.Kararlı,azimli,dirayetli,hayata yön veren,örs olmayı ret eden,Bencilleyin güzel olacaksın.Benim sevdiğimi,beni seveni seveceksin.suyu,bulutları,sesi,sessizliği,geceyi,uçsuz bucaksız,yeşil denizi,biçimsiz ve çok biçimlisuyu,bulunmıyacağın yeri,tanımıyacağın sevgiliyi,pek garip çiçekleri,sayıklatan çiçekleri seveceksin.
Vebizim sevdiklerimiz sevecek seni.Ama sen sevgili UMUT CAN GÖLBAŞI,sen şimdiden bizim özlem ve tutkullarımıza ışık olmuşsun,UMUT olmuşsun.Yorgun bedenlere enerji,enerjik bedenlere zenginlik katmışsın.Azmi,iradeyi,disiplini,kararlılığı zekanla harmanlayarak elde ettiğin bu başarı bizlerin gurur kaynağı oldu
Evet sevgili IRMAÇ lılar,sevgili dostlar`,Bu yazıyı kaleme almamızın sebebi,IRMAÇ KÖYÜ derneğimizin üyelerinden,sevgili Gökten GÖLBAŞI nın oğlu,8.sınıf öğrencisi UMUT CAN GÖLBAŞI,Seviye Belirleme Sınav larında TÜRKİYE BİRİNCİSİ olmuştur.
Daha nice UMUT CAN lar görmek dileğiyle.Bizlerle bu büyük sevinci paylaştıkları için öncelikle UMUT CAN a,sonrada AİLESİNE TEŞEKKÜR ediyoruz.SAĞLICAKLA KALIN,MUTLU KALIN.
Çok güzel bir ülke,bir bolluk ülkesi varmış,öyle derler.Evet sevgili dostlar,siz iki dost o ülkeyi kurmaya gidiyorsunuz.Sıcak gönüller,deli gönüller öylesine işlemiş orayı,ustalıkla yetiştirilmiş,zarif bitkileriyle öylesine sabırlı,inatla süslemiş.
O günde bazı saçmalıklar yapıldı bu yüzden, ama perilerin belirgin,ölümsüz huyları tedbirlilikten çok kapris olduğu için bu saçmalıkları garip saymak yersiz olurdu.
Böylece SERVETİ mıknatıs gibi çekme gücü,pek zengin bir ailenin biricik varisine bırakıldı,çocukta hayatın gözle görülür servetlerine hiç bir hırs bulunmadığı gibi,her türlü yardımseverlik duygusundan da
yoksun olduğundan,ileride milyonlarıyla pek sıkıcı durumlara düşebilirdi.
Güzellik aşkı ile şiir gücüde böylece kederli bir kopuğun,bir taş ocağı işcisinin oğluna verildi,adam başbelası çocuğunun yeteneklerini hiç bir şekilde desdekleyemez,gereksinimlerinide karşılayamazdı.
Bu törende dağıtılanın DEĞİŞTİRİLEMİYECEĞİNİ söylemeyi unuttum.
Bütün periler angaryanın bittiğini sanarak kalkıyorlardı,bu insan parçalarına atılacak hiç bir armağan,hiç bir ihsan kalmamıştı çünkü.Bu sırada adamın biri ,sanırım zavallı,ufak bir satıcı,ayağa kalktı,kendisine en yakın PERİNİN rengarenk buhardan elbisesine yapışıp haykırıverdi,
`NE O,BAYAN bizi unuttunuz galiba,benim cocuğum var daha,HİÇ İÇİN GELMEDİK ya.
Peri güç duruma düşmüş olabilirdi,HİÇ ten başka bir şey kalmamıştı çünkü.Ama periler,yer altı cüceleri,Hava perileri,Su perileri gibi insan dostu olan,çoğu zaman da kendilerini onun tutkularına uydurmak zorunda kalan,ele gelmeyecek kadar ince,Tanrısal varlıkların doğa üstü dünyasında,BİN de BİR de uygulansa çok iyi bilinen bir yasayı HATIRLRDI,böyle bir durumda,yani ARMAĞANLAR tükenince,armağanı hemen oracıkta yaratmaya yetecek kadar bir HAYAL gücünde olunca,bir armağan daha verme yeteneğini veren YASAYI.
İyi peride böylece,Periliğine yaraşır bir güvenle ``SENİN OĞLUNU.....SENİN OĞLUNADA....BEĞENİLME VERGİ sini veriyorum`diye cevap verir.
Perilerin büyük bir toplantısı vardı,son yirmidört saat içinde dünyaya gelmiş bebekler arasında armağan dağıtımını yöneteceklerdi.
Kaderin bütün bu eski,kaprisli bacıları,sevincin ve acının bütün bu garip anaları son derece çeşitliydiler.Kimileri kederli,asık yüzlü bir hali vardı,kimileride şen-şatır,alaycıydılar,kimileri gençti,her zaman genç olmuşlardı,kimileri ihtiyardı,her zaman ihtiyar olmuşlardı.