Dernek Kayıt Formu

Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün187
mod_vvisit_counterDün192
mod_vvisit_counterBu Hafta615
mod_vvisit_counterGeçen Hafta2243
mod_vvisit_counterBu Ay6504
mod_vvisit_counterGeçen Ay10861
mod_vvisit_counterTüm Zamanlar151677

Son 20 Dk. 10
İp.niz 38.107.179.236
,
Bugün: Şub 22, 2012

Kimler Online

Yok

Anlık Mesajlaşma

Latest Message: 5 months, 3 weeks ago
  • coşkun : BÜTÜN KÖYLÜ VE AKRABARIMIZIN BAYRAMINI KUTLAR MUTLULUKLAR DİLERİM
  • SeRCaN : iyi akşamlar...
  • SeRCaN : resimleri ben attım bilginiz olsun
  • SeRCaN : ben uğraşmam derseniz ben yükleyebilirim
  • SeRCaN : resimlerle ilgili sorunu çözdüm fakat yeniden resimlerin atılması lazım
  • SeRCaN : başak hanım
  • çekolu : serdar özcan05446020852
  • çekolu : serdarözcan
  • çekolu : hasan özcan 05418039293
  • mansur kıl : tel no yanlış dogrusu 05353739300

Sadece üyelerimiz yazabilir

YORUMA AÇIK BİR HİKAYE
ırmaç köyü derneği yönetim kurulu tarafından yazıldı.   
                  On beş gün boyunca odama kapanmış,çevreme o sıralarda (on altı,onyedi yıl oluyor)moda olan kitaplar doldurmuştum;halkları yirmi dört saat içinde mutlu,bilge ve zengin etme sanatını ele alan kitapları söylemek istiyorum.Böylece bütün bu halk mutluluğu aracılarının,bütün yoksullara köle olmalarını öğütleyenlerin,onları tahtlarını yitirmiş krallar olduklarına inandıranların-bütün o özenle hazırlanmış eserlerini sindirmiştim-yutmuştum demek istiyorum.Bunun için o sıralarda başdönmesine yada şaşkınlığa yakın bir ruh hali içinde bulunmam kimseyi şaşırtmayacaktır. 
                 Yanlız sözlüğünü yeniden gözden geçirdiğim bütün kocakarı düzmelerinden daha üstün bir fikrin karanlık filizinin aklın derinliklerinde yeşerdiğini duyar gibi olmuştum.Ama bir FİKRİN FİKRİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİ bu,alabildiğine belirsiz bir şeydi bu.
                Büyük bir susuzlukla dışarıya çıktım.Öyle ya,kötü kitapların tutkulu hazzı kendisiyle oranlı bir açıkhava ve ferahlayış gereksinmesi doğurur.
                Bir meyhaneye gireceğim sırada,bir dilenci şapkasını uzattı bana,şu unutulmaz bakışlardan biriyle baktı,AKIL MADDEYİ KIMILDATSAYDI,MANYETİZMACININ GÖZÜ ÜZÜMLERİ OLDURSAYDI,tahtlara takla attırırdı bu bakışlar.
                Aynı zamanda,kulağımda bir sesin fısıltısını duydum,tanıdığım bu sesi:her yerde bana yoldaşlık eden iyi bir meleğin yada iyi bir şeytanın sesiydi.Sokrat ın iyi bir şeytanı olsunduda,neden benim iyi bir meleğim olmasındı,neden bende Sokrat gibi,incelik dolu,pek akıllı bir ruh hekiminin imzasını taşıyan bir delilik belgesi elde etmek şerefine ermiyecektim?
                Sokrat ın şeytanı ile benimki arasında şöyle bir fark var yanlız:Sokratınki yanlız kendisini korumak gözünü açmak,bir şeyi önlemek için çıkardı karşısına,benimki ise öğüt verir,esin verir,inandırır.Biçare Sokret inyasaklayıcı bir şeytanı vardı;benimki hep hak verir bana,benimki bir eylem şeytanı yada bir çarpışma şeytanıdır.
               Sesi şunu fısıldıyordu kulağıma;"ANCAK EŞİT OLDUĞUNU İSPATLAYAN EŞİTTİR BİR BAŞKASINA,ANCAK ÖZGÜRLÜĞÜ FETHEDEN HAKEDER ÖZGÜRLÜĞÜ"
               Dilencinin üzerine atıldım birdenbire.Bir yumrukta bir gözünü açılmaz ettim,top gibi büyüyüverdi bir saniyede.İki dişini kırarken benimde bir tırnağım kırıldı,doğuştan zayıf olduğumdan,yumruk atmayada fazla alışkın olmadığımdan,bu ihtiyarı çabucak tepelemek için kendimi yeterince güçlü bulmayınca,bir elimle elbisesinin yakasına yapıştım,öbür elimlede gırtlağına sarıldım,başını duvara vura vura,var gücümle sarsmaya başladım.Şurasınıda söylemeliyimki,ilkin çevremi bir gözden geçirmiş,böyle şehir dışında,ıssız bir yerde,epey bir zaman hiç bir polis memurunun eline düşmeyeceğimi anlamıştım.
              Sonra sırtına kürek kemiğini kıracak kadar zorlu bir tekme savurarak bu zayıf düşmüş altmış lığı yere serdim,yerede duran iri bir ağaç dalını kaptım,biftekleri yumuşatmak isteyen bir aşcı inadıyla,var gücümle dövdüm onu.      
              Birden bire,ey mucize! ey kuramının doğruluğunğ gören filozofun eğrisi,bu kocamış iskeletin döndüğünü,böylesine bozuk bir makinedenhiç ummayacağım bir güçle doğrulduğunu gördüm,sonra bana iyi bir belirti gibi gelen,kin dolu bir bakışla bakarak üzerime atıldı,düşük haydut,iki gözümüde şişirdi,dört dişimi kırdı,aynı ağaç dalıylada zorlu bir dayak çekti bana,böylece,GÜÇLÜ İLACIMLA,ONA GURURU VE HAYATI GERİ VERMİŞTİM.
             Kavgaya son verdiğimi anlatabilmek için bir sürü işaretler yaptım ona,sonrada bir sofistinin memnunluğuyla kalktım.Beyefendi,BENİM EŞİTİMSİNİZ  dedim,cebimdeki parayı benimle paylaşmak şerefini bahşedin bana;birde,gerçekten insanseverseniz,sizden sadaka istedikleri zaman,bütün meslektaşlarınıza,benim sizin sırtınızda deneyerek acısını çektiğim kuramı uygulamak gerektiğini unutmayın.
             Yeminle söyledi bana, kuramı anlamıştı,öğütlerime uyacaktı. 
 
Sitemiz En İyi Mozilla Firefox Tarayıcısı ile 1024 * 768 Çözünürlükte görüntülenmektedir. Mozilla Firefox sahibi olmak için tıklayınız.