|
|
|
DERNEK YÖNETİMİ YAZI KURULU tarafından yazıldı.
|
Masum bir oyalanma fikri vermek istiyorum.Suçtan uzak eylenceler öyle azdırki.
Sabahları yollarda başı boş dolaşmaya karar verip evden çıktığınız zaman,birer kuruşluk ufak oyuncaklarla doldurun cebinizi-bir tek iple oynayan dümdüz soytarı gibi,örsünü döven demirci gibi,atı düdük kuyruklu binici gibi,meyhanelerde,ağaç diplerinde karşılaştığınız,bilinmedik,yoksul çocuklara armağan edin bunları.Gözlerinin alabildiğine büyüdüğünü göreceksiniz.Almaya cesaret edemiyeceklerdir ilkin,mutluluklarından şüphe edeceklerdir.Sonra armağanı elleri çabucak kapıverecek,sonrada kaçacaklardır,verdiğiniz şeyi götürüpte uzakta yiyen,insandan sakınmasını öğrenmiş kediler gibi.
Bir yol üstünde güneş vurmuş bir güzel şatonun aklığı beliren geniş bir bahçenin parmaklığı ardında,pek süslü bir kır elbisesi giymiş,kanlı canlı,güzel bir çocuk duruyordu.
Lüks,kaygısızlık,alışılmış zenginlik görünümü,bu çocukları öylesine güzelleştirirki,orta hallilerin,yoksulların çocuklarının hamurundan değilde başka bir hamurdan yapılmışlar gibi gelir insana...
Yanında ,otlar üzerinde, kendisi kadar taze ,cilalı yaldızlı kırmızı elbiseli,tüylerle,boncuklarla kaplı,çok güzel bir oyuncak duruyordu.Ama güzel oyuncağıyla ilgilendiği yoktu çocuğun,baktığı şeyde şuydu:
Parmaklığın öbür yanında,yolda,dikenler,ısırğanlar arasında bir başka çocuk vardı,kirliydi,cılızdı,islenmiş gibiydi,usta bir gözün bir arabacı cilası altında eşsiz bir resim bulması gibi,tarafsız bir gözde bu perya yumurcağın güzelliğini sezebilirdi.Ama sefaletin tiksindirici pasından temizlenmesi gerekirdi.
İki dünyayı,büyük yol ile şatoyu birbirinden ayıran bu sembolik demir çubuklar ardından,yoksul çocuk zengin çocuğa kendi oyuncağını gösteriyor,o da bunu ender bulunur,bilinmedik bir nesne gibi,doymak bilmez gözlerle inceliyordu.Pasaklı çocuğun parmaklıklı bir kutuda kızdırdığı,oynattığı,sarstığı bu oyuncak,CANLI BİR FAREYDİ.Ana babası,tutumluluktan olacak,HAYATIN TA İÇİNDEN,çıkarmışlardı oyuncağı.
Ve iki çocuk, AK lıkları birbirlerine eşit dişlerle,kardeşce gülüyorlardı birbirlerine .
|
|