Dernek Kayıt Formu

Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün171
mod_vvisit_counterDün321
mod_vvisit_counterBu Hafta492
mod_vvisit_counterGeçen Hafta2073
mod_vvisit_counterBu Ay2040
mod_vvisit_counterGeçen Ay10861
mod_vvisit_counterTüm Zamanlar147213

Son 20 Dk. 7
İp.niz 38.107.179.236
,
Bugün: Şub 07, 2012

Kimler Online

Yok

Anlık Mesajlaşma

Latest Message: 5 months, 1 week ago
  • coşkun : BÜTÜN KÖYLÜ VE AKRABARIMIZIN BAYRAMINI KUTLAR MUTLULUKLAR DİLERİM
  • SeRCaN : iyi akşamlar...
  • SeRCaN : resimleri ben attım bilginiz olsun
  • SeRCaN : ben uğraşmam derseniz ben yükleyebilirim
  • SeRCaN : resimlerle ilgili sorunu çözdüm fakat yeniden resimlerin atılması lazım
  • SeRCaN : başak hanım
  • çekolu : serdar özcan05446020852
  • çekolu : serdarözcan
  • çekolu : hasan özcan 05418039293
  • mansur kıl : tel no yanlış dogrusu 05353739300

Sadece üyelerimiz yazabilir

HERKESE KENDİ RÜYASI
DERNEK YÖNETİMİ YAZI KURULU tarafından yazıldı.   
             Kül rengi, engin bir gök altında, yolsuz,çimensiz,dikensiz,ısırgansız, geniş tozlu bir ovada,bir çok insana rastladım,iki büklüm yürüyorlardı.
             Her biri bir un,bir kömür çuvalı kadar,bir piyadenin donanımı kadar ağır,kocaman bir düş taşıyordu sırtında.
              Ama korkunç hayvan cansız bir ağırlık değildi, tam tersine,çevik,güçlü kaslarıyla sarıyor, eziyordu adamı: Başı, adamın anlının üstüne rastlıyordu,eski savaşçılarınn düşmanı daha bir dehşete düşüreceğini umdukları şu korkuç miğferler gibi idi.

              Bu adamlardan birini sorguya çektim,böyle nereye gittiklerini sordum. Hiç birşey bilmediğini, kendisininde,ötekilerinde birşey bimediklerini; ama yenilmez bir yürüme gereksinmesiyle itildiklerine göre, elbette bir yere gittiklerini söledi.
               İlginç ve garip bir şey;bu yolculardan hiç biri, boynuna asılmış, sırtına yapışmış hayvana kızmışa benzemiyordu; kendinden bir parça sayıyordu sanki onuç. Bütün bu yorgun ve asık yüzler hiç umutsuzluk göstermiyordu, göğün sıkıntılı kubbesi altında, ayakları bu gök kadar kasvetli bir toprağın tozlarına batmış bir durumda, hep umut etmeye mahküm olmuşların boyun eymiş çevreleriyle ilerliyorlardı. 
               Topluluk yanımdan geçti, ufkun havasına, gezegenin yuvarlaklaşmış yüzeyinin insan bakışının merakından sıyrıldığı yere gömüldü.
               Bir zaman inatla anlamaya çalıştım bu muammayı; amaç çok geçmeden, karşı konulmaz ilgisizlik çöktü üzerime, bütün ağırlığıyla ezdi beni, onlar bile ezici DÜŞLERİMİN altında böylesine EZİLMEMİŞLERDİ.

 

 

Yorumlar 

 
0 #1 Semih Çaybaşı 2010-06-16 08:37
ellerinize sağlık güzel bir yazı olmuş..
 
Sitemiz En İyi Mozilla Firefox Tarayıcısı ile 1024 * 768 Çözünürlükte görüntülenmektedir. Mozilla Firefox sahibi olmak için tıklayınız.