Dernek Kayıt Formu

Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün198
mod_vvisit_counterDün321
mod_vvisit_counterBu Hafta519
mod_vvisit_counterGeçen Hafta2073
mod_vvisit_counterBu Ay2067
mod_vvisit_counterGeçen Ay10861
mod_vvisit_counterTüm Zamanlar147240

Son 20 Dk. 13
İp.niz 38.107.179.238
,
Bugün: Şub 07, 2012

Kimler Online

Yok

Anlık Mesajlaşma

Latest Message: 5 months, 1 week ago
  • coşkun : BÜTÜN KÖYLÜ VE AKRABARIMIZIN BAYRAMINI KUTLAR MUTLULUKLAR DİLERİM
  • SeRCaN : iyi akşamlar...
  • SeRCaN : resimleri ben attım bilginiz olsun
  • SeRCaN : ben uğraşmam derseniz ben yükleyebilirim
  • SeRCaN : resimlerle ilgili sorunu çözdüm fakat yeniden resimlerin atılması lazım
  • SeRCaN : başak hanım
  • çekolu : serdar özcan05446020852
  • çekolu : serdarözcan
  • çekolu : hasan özcan 05418039293
  • mansur kıl : tel no yanlış dogrusu 05353739300

Sadece üyelerimiz yazabilir

DAĞLI İLE DİVANE
Muharrem Şanal tarafından yazıldı.   
     ''Fi'' tarihinde dağlı bir yılan ile divane bir adam varmış.Divane ama arifane,bilgin,ulema.Bir pir yani.sakalı ak,yüzü nur.Alnı kat kat çizgilerle dolu,her çizgi bin yıllık sitem,acı,kahır yolu.
     Divane anatomisinede uymuyor,kambur beli hörgüç gibi.Sude değil dert taşır,sabır taşır,yokluk taşır,yoksulluk taşır.Bahtım,kaderim,şansım der,ahlanmaz,oflanmaz,ayıp gibi,günah gibi,sol yanındaki yürek gibi gözünde yaş taşır.Bir damalası kutsal gibi,sakalları içinde görmesin kimse diye ağlamaz.
     Elindeki nasır ayna gibi,milyon yıllık emek taşır,ekmek taşır,ezikliğini elleri ile sıkıyor,ezikliğini ezmek için.
Divanın elinde kaval,yüreğinde ses olup çıkıyor,bir dadal oluyor türkü'de,bir köroğlu oluyor Bolu dağlarında isyan,bir Mecnun oluyor sevda ormanlarında renk renk çiçekler,bir Pir Sultan oluyor Sivas ellerinde hızır paşaya inat dar ağacında.Direnmenin,dayanmanın,bölüşmenin,gerçeğin ta kendisidir.ve bereket Tanrısı oluyor;ihtiyaç sahiplerine dağıtmak ile bitmiyor erzağı.
     Dağlı yılan şaha kalktımı,divanenin boyu,kalınlığı divanenin bileği gibi,süslenmiş gelin gibi pulları.İşveli,alımlı dünyanın ahengi var sürünüşünde.
     Dağlı divanenin kavalına,yüreğine,Divane dağlının gözü kamaştıran rengine aşıktır.Ayın ile dağlının güzelliğinin birleştiği birgün,Divanenin kavalına dansı ile eşilik eden dağlı,yuvasından divaneye bir altın verir.Divane alimdir,ulemadır,bilgindir,insanlara gönül gözü ile bakar,hastalara,sakatlara,yoksullara bu altınları verir,yardım için.dağlı ile divanenin dostlukları yıllarca devam eder.Divane yaşlıdır artık.Bir gün hastalanır,yardım etmesi gereken insanlar vardır,ne yazık ki yataktan kalkamaz.
     Dağlıyı tanımış divane,toprak ananın evlatları daha iyi,gökbabanın göbelleri(çocukları)fitne-fesat,kem diye düşünmüş.İnsan soyuna iyilik yapmış çağlar boyu yılanı,düşman bilmişler.Rabbi'ne  niyaz eylemiş divane.Ne ırk taşı,ne de başka iki ayaklı yaratık yapmış,yılanın yaptığını.Dağlının altını,divanenin yaşamı,ibadeti,kıblesidir.
     Hasta divane,mecali,takati,yok dermanı.tek oğlu ekabir,kızıl yüzlü yayvan kıçlı,ukala,ırgat başı.Divane arif olaraka tarif etmiş,dağlının yuvasını.Oğlancık ikigün gitmiş,görevini tam yapmış.Altın parlak,altın sıcak,parazit evlat,sermaye ruhlu.Gökbabanın harami soyunun emsali.Kem,fesat-fitne.Irgat başı pezevenk.Adem oğlunun gıcık türü.Zenginlik hayalleridir artık,damarlarında gezen kan.dağlıyı öldürüp,altınların hepsini birden almayı düşler.Altından döşek yapmayı kurar hayalinde.Kefenini biçeceği bıçak,elindeki olacağını nerden bilsin.Sallar bıçağı dağlıya,dağlının ininin önünde feryat-figan.Dağlının ocağına ateş düşer.Dumanlar 7 kat gök kubbenin üzerine çıakr.Dağlıda acı ağrı dağı kadar,dağlıda kan kızılırmak kadar.Dağlı şaha kalkar,boyu bir boy kısalmış,5 boy uzamış acıdan.Kuyruğu kah o yanda,kah bu yanda can pazarı kurulmuş.Toprakta yer sallanır,gök sallanır,candan can çıkıyor,doğum değil bu ölüm.dağlı bütün toprak ananın evlatları için iğnesini yayvan kıçlı,kızıl yüzlü,ırgat başı pezevenk,ukala ekabire,öyle bir sokmuş ki,kinini kusmuş kusmuş.Toprak ananın eteğine kan damlamış.Güneş renk atmış.Ay oarkalığından utanır olmuş.İnin önü insan denen mahluk'un kanı ile kirlenmiş.
     Adem oğlunun zevkinin,şehvetinin,malının mülkünün,ihaneti divane gibi olası adamı düşünmemiş.Yılan yılanlığını yapmış.Dili yok,dini yok.Kızıl yüzlü olan boylu boyunca düşmüş yere.Gözü açık,ağzı açık yaptığındna mutlu gibi,Adem oğlunun kötü dölü.
     Divane anlar,sezgindir kendisinden olan,kendisi gibi olmayan,gök kubbe ile toprak arasına sıkışmış,şeytan ruhlu oğlunun gidip gelmediğini.Divane kalkıp gider,dostahaneye varır,inin önüne.Göbel bir yanda,kuyruk bir yanda.
     Dağlıda sitem,dağlıda isyan,dağlıda savaş sesleri.Adem oğlunun var olma savaşının sermaye servet,mal mül olduğunu düşünmemiş.Altın için bu kubbe altında,ne kafa kol bacakların kesildiğini ne bilsin dağlı.
     Divanenin kavalı gül oluyor,barış oluyor.Toprak ananın mahlukjları için sevda oluyo,aşk oluyor,dost dost diye bitiyor.Adam'ın nefesi,yüreğinin sesidir.Mavi sakallı gök kubbe ile toprak ananın ortasında birde pir yaşar,divane.Dağlı'ya gel yeni baştan dost olalım.
     Dağlı sese gelir,dağlı cana gelir,dağlu kuyruğa gelir.''sende evlat acısı,bende kuyruk acısı var oldukça,biz dost olamayız''demiş.
 

Yorumlar 

 
0 #1 !MR€N ÇAYBAŞI 2010-02-19 14:17
Bu sözü hep duyarız ama hikayesini eminim benim gibi bilmeyenler vardır.Ellerinize sağlık Muharrem Bey.
 
Sitemiz En İyi Mozilla Firefox Tarayıcısı ile 1024 * 768 Çözünürlükte görüntülenmektedir. Mozilla Firefox sahibi olmak için tıklayınız.