Dernek Kayıt Formu

Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1
mod_vvisit_counterDün357
mod_vvisit_counterBu Hafta1779
mod_vvisit_counterGeçen Hafta2730
mod_vvisit_counterBu Ay9765
mod_vvisit_counterGeçen Ay10199
mod_vvisit_counterTüm Zamanlar144077

Son 20 Dk. 4
İp.niz 38.107.179.237
,
Bugün: Oca 28, 2012

Kimler Online

Yok

Anlık Mesajlaşma

Latest Message: 5 months ago
  • coşkun : BÜTÜN KÖYLÜ VE AKRABARIMIZIN BAYRAMINI KUTLAR MUTLULUKLAR DİLERİM
  • SeRCaN : iyi akşamlar...
  • SeRCaN : resimleri ben attım bilginiz olsun
  • SeRCaN : ben uğraşmam derseniz ben yükleyebilirim
  • SeRCaN : resimlerle ilgili sorunu çözdüm fakat yeniden resimlerin atılması lazım
  • SeRCaN : başak hanım
  • çekolu : serdar özcan05446020852
  • çekolu : serdarözcan
  • çekolu : hasan özcan 05418039293
  • mansur kıl : tel no yanlış dogrusu 05353739300

Sadece üyelerimiz yazabilir

Irmaç Köyü Resmi Web Sitesi
2010 -2011 YILI AİDAT ÖDEMELERİ İLE İLGİLİ DUYURU
DERNEK YÖNETİM KURULU tarafından yazıldı.   
                  SEVGİLİ IRMAÇLILAR
                   Bundan bir süre önce ,SMS ile  2010- 2011 YILI  AİDAT ödemeleri ile ilgili adınıza yollanan bildirime ek olarak,hatırlatma bazında,birde sitemizde aynı hatırlatmayı yapma gereği duyduk.

                    Bilindiği üzre,özelikle  2011 YILI  AİDAT ödemelerini köylülerimizin büyük bölümünün  ÖDEMEDİĞİ hesap kontrollerinde anlaşılmıştır.

                    2011 YILI, ARALIK AYI NIN  20 si, yada engeÇ  25 ine kadar lütfen AİDAT larınızı Derneğimiz adına  622 50 04   PTT  hesap numarasına yatırmanız rica olunur.

                    PTT  tarafından Derneğimize tahsis edilen  HESAP SOGULAMA ŞİFRESİ ilede günü birlik Derneğimizin hesap aktiviteleri kontrol edilmektedir ve kontrol edilmeye devam edilecektir.

                    Lütfen duyarlı olalım,yukarıda verilen tarihe kadar bütün üyelerimiz AİDAT borçlarını yatırmış olmalıdırlar. SAYGILARIMIZLA.
 
YORUMA AÇIK BİR HİKAYE
ırmaç köyü derneği yönetim kurulu tarafından yazıldı.   
                  On beş gün boyunca odama kapanmış,çevreme o sıralarda (on altı,onyedi yıl oluyor)moda olan kitaplar doldurmuştum;halkları yirmi dört saat içinde mutlu,bilge ve zengin etme sanatını ele alan kitapları söylemek istiyorum.Böylece bütün bu halk mutluluğu aracılarının,bütün yoksullara köle olmalarını öğütleyenlerin,onları tahtlarını yitirmiş krallar olduklarına inandıranların-bütün o özenle hazırlanmış eserlerini sindirmiştim-yutmuştum demek istiyorum.Bunun için o sıralarda başdönmesine yada şaşkınlığa yakın bir ruh hali içinde bulunmam kimseyi şaşırtmayacaktır. 
                 Yanlız sözlüğünü yeniden gözden geçirdiğim bütün kocakarı düzmelerinden daha üstün bir fikrin karanlık filizinin aklın derinliklerinde yeşerdiğini duyar gibi olmuştum.Ama bir FİKRİN FİKRİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİ bu,alabildiğine belirsiz bir şeydi bu.
                Büyük bir susuzlukla dışarıya çıktım.Öyle ya,kötü kitapların tutkulu hazzı kendisiyle oranlı bir açıkhava ve ferahlayış gereksinmesi doğurur.
                Bir meyhaneye gireceğim sırada,bir dilenci şapkasını uzattı bana,şu unutulmaz bakışlardan biriyle baktı,AKIL MADDEYİ KIMILDATSAYDI,MANYETİZMACININ GÖZÜ ÜZÜMLERİ OLDURSAYDI,tahtlara takla attırırdı bu bakışlar.
                Aynı zamanda,kulağımda bir sesin fısıltısını duydum,tanıdığım bu sesi:her yerde bana yoldaşlık eden iyi bir meleğin yada iyi bir şeytanın sesiydi.Sokrat ın iyi bir şeytanı olsunduda,neden benim iyi bir meleğim olmasındı,neden bende Sokrat gibi,incelik dolu,pek akıllı bir ruh hekiminin imzasını taşıyan bir delilik belgesi elde etmek şerefine ermiyecektim?
                Sokrat ın şeytanı ile benimki arasında şöyle bir fark var yanlız:Sokratınki yanlız kendisini korumak gözünü açmak,bir şeyi önlemek için çıkardı karşısına,benimki ise öğüt verir,esin verir,inandırır.Biçare Sokret inyasaklayıcı bir şeytanı vardı;benimki hep hak verir bana,benimki bir eylem şeytanı yada bir çarpışma şeytanıdır.
               Sesi şunu fısıldıyordu kulağıma;"ANCAK EŞİT OLDUĞUNU İSPATLAYAN EŞİTTİR BİR BAŞKASINA,ANCAK ÖZGÜRLÜĞÜ FETHEDEN HAKEDER ÖZGÜRLÜĞÜ"
               Dilencinin üzerine atıldım birdenbire.Bir yumrukta bir gözünü açılmaz ettim,top gibi büyüyüverdi bir saniyede.İki dişini kırarken benimde bir tırnağım kırıldı,doğuştan zayıf olduğumdan,yumruk atmayada fazla alışkın olmadığımdan,bu ihtiyarı çabucak tepelemek için kendimi yeterince güçlü bulmayınca,bir elimle elbisesinin yakasına yapıştım,öbür elimlede gırtlağına sarıldım,başını duvara vura vura,var gücümle sarsmaya başladım.Şurasınıda söylemeliyimki,ilkin çevremi bir gözden geçirmiş,böyle şehir dışında,ıssız bir yerde,epey bir zaman hiç bir polis memurunun eline düşmeyeceğimi anlamıştım.
              Sonra sırtına kürek kemiğini kıracak kadar zorlu bir tekme savurarak bu zayıf düşmüş altmış lığı yere serdim,yerede duran iri bir ağaç dalını kaptım,biftekleri yumuşatmak isteyen bir aşcı inadıyla,var gücümle dövdüm onu.      
              Birden bire,ey mucize! ey kuramının doğruluğunğ gören filozofun eğrisi,bu kocamış iskeletin döndüğünü,böylesine bozuk bir makinedenhiç ummayacağım bir güçle doğrulduğunu gördüm,sonra bana iyi bir belirti gibi gelen,kin dolu bir bakışla bakarak üzerime atıldı,düşük haydut,iki gözümüde şişirdi,dört dişimi kırdı,aynı ağaç dalıylada zorlu bir dayak çekti bana,böylece,GÜÇLÜ İLACIMLA,ONA GURURU VE HAYATI GERİ VERMİŞTİM.
             Kavgaya son verdiğimi anlatabilmek için bir sürü işaretler yaptım ona,sonrada bir sofistinin memnunluğuyla kalktım.Beyefendi,BENİM EŞİTİMSİNİZ  dedim,cebimdeki parayı benimle paylaşmak şerefini bahşedin bana;birde,gerçekten insanseverseniz,sizden sadaka istedikleri zaman,bütün meslektaşlarınıza,benim sizin sırtınızda deneyerek acısını çektiğim kuramı uygulamak gerektiğini unutmayın.
             Yeminle söyledi bana, kuramı anlamıştı,öğütlerime uyacaktı. 
 
SESSİZ YAZI
IRMAÇ KÖYÜ DERNEĞİ YÖNETİM KURULU tarafından yazıldı.   
                    Biz kaç kişiydik o gün?.Yirmi,otuz,yüz veya yüzellimi?.Hayır hayır biz yanlızmışız.Bu günde yanlızız.Bu günde geç kaldık yarına.Dilimiz tutuldu,bagıramadık.Bu nasıl bir şey biliyormusunuz arkadaşlar?.Ağlamakla gülmek arasında bir şey.Ağlamak istemiyoruz,ancak gülmek içinde çabamız yok.
                    Ticaret te hak ediş diye bir kavram vardır.Bunu hepimiz biliriz.Hak ediş bir irade ortaya konarak kazanılan somut bir kazanımdır.Kazanç aşamasına gelinceye kadar,ortaya bir çaba,bir emek,organize olmuş bir iş bölümü,dahası tüm bunların bir araya gelmesiyle oluşan bir irade birliğiyle mümkündür.Eğer,hak ediş adına bu irade birliği sağlanamamış ise,demektirki bu işletme zararediyor.
                    Bu benzetmeyi neden yaptık.Hayatın her alanında,başarılarda olduğu gibi,başarısızlıklarda da benzerlikler vardır.
                    Bizler dernek yönetimi olarak hiç bir insanımızın hayat standartlarını sorgulama hakkına sahip değiliz.Niyet okumak gibi bir derdimizde yok,olmadıda.Ancak şunu net ve somut olarak gördükki,bir çok insanımız her ay iki paket sıgara içmemeyi,vb.alışkanlıklarından,kendini sıkıntıya sokmadan çok rahat olarak ödeyebileceği halde,ısrarla ve inatla bu sorumluluğundan kaçmaktadırlar.Bazı arkadaşlar"unuttum"aldatmacasıyla kendilerini kandırmaktadırlar.Peki sıgara içmeyi niye unutmuyorsun diye sormazlarmı adama.
                    Arkadaşlar;yapmanız gereken tek şey nedir biliyormusunuz?.HER GÜN 50 KURUŞU BİR KENARA AYIRMAKTIR.Bu öneri çokmu külfetli bir şey.Her gün elli kuruşu bir kenara koymak,hiç bir bütceyi sarsmayacağı gibi,insanlarımızın sorumluluk bilincinide arttıracağı kanaatindeyiz.AÇ LIK sınırının altında yaşayan bir aile bile ,eğer sorumluluk bilincini edinmiş ise bu miktar o aileyi acından öldürmez.Kaldıki, böyle bir ailemizin olduğunuda sanmıyoruz.
                    Tutunki böyle bir ailemiz yada bir kaç ailemiz var.Peki bizim var olma sebebimiz nedir.Biz ne güne böyle bir oluşumu oluşturma ihtiyacı duymuşuz.Eğer bu tür maduriyetleri gideremiyeceksek biz niye varız?.Tamda bu ve benzeri meselelerin çözümü için varız.
                    Bazı arkadaşlarımızda,kendini olayın dışında tutarak,"siz falancadan şu kadar yardım alın,ben onun iki katını vereceğim"diyorlar.Arkadaşlar,siz aidatınızı vermekten imtina ediyorsunuz,bu yarış da neyin nesi.Dernek sizden aidatınızı düzenli ödemenizi istiyor.Öncelikle siz aidatınızı düzenli ödeyin,dernek o gelirini nasıl kullanacağını,nelere yetişebileceğini çok iyi organize edecektir.
                    Sevgili Irmaçlılar,şu anda Derneğimizin 120 civarında üyesi bulunmaktadır.Tahminen % 80 i aidatlarını ödememektedir.Bilindiği gibi düzenli giderlerimiz var.Bu gün bu giderleri karşılayamaz duruma geldik.Ekstra giderleri çoğu zaman dernek yönetimi kendi cebinde karşılamaktadır.
                   Daha önce bir ön duyuru yazısı yayınlamıştık sitemizde.Bazı arkadaşlarımız"istedinizde vermedikmi"diye yazmışlar.Arkadaşlar;istemeye gerek yok,istendiğinde yapılan şeyin kıymeti harbiyeside yok.Önemli olan bu derneğin aidat vb gelirlerle ayakta durduğunu her koşul altında unutmamaktır.Bunun bilinciyle hareket ederek,duyarlı olmamız ve bu sorumluluğu taşıyabilmemizdir.
                    Bizler yönetim olarak yetrince çaba sarfettiğimizi düşünüyoruz.Herkese ulaşmaya çalışıyoruz.Köyün ve derneğin sorunlarına herkesin katkı sunmasını sağlamaya çalışırken,insanların objektif durumlarını itinayla değerlendiriyor,istek ve taleplerimizi buna uygun dile getiriyoruz.Sonuç olarak,insanların bütcesini sarsabilecek,onları zor durumda bırakabilecek istek ve taleplerimiz  şimdiye kadar asla olmamıştır.
                    Ancak her şeye rahmen herkes aidatını yatırmak zorundadır.Bu bir ZORUNLULUKTUR.2011 yılına ilişkin,hatta 2010 yılı dahil bir çok arkadaşımız aidatını hala yatırmamıştır.Yakın bir tarihte,hangi arkadaşımızın Derneğe ne kadar borcu varsa mesajla iletilecek,ödememekte ısrar ederse,ÖDEMEYENLERİN LİSTESİNİ SİTEMİZDE YAYINLAMAYI DÜŞÜNÜYORUZ.
                    YAZIKTIR,GÜNAHTIR VEDE AYIPTIR.
                    Yazıktır,çünkü bu işe emek verilmiş ve emek verilmeye devam ediliyor.Emeğe biraz saygı duyan her insan,emek verilerek ortaya çıkmış her değere saygı duyarak,(hele hele kendisi için veriliyorsa bu emek)bu emegin heba olmasına göz yummamalıdır.
                    Günahtır,çünkü, aidatlarını düzenli ödeyen sınırlı sayıdaki insanların haklarını yiyiyoruz.Adeta bu güne kadar o ödeneklerle giderleri karşılamaya çalışıyoruz,yani oinsanların omuzlarına yıkmış durumdayız bu sorumluluğu.Sizcede bu insanlara günah değilmi?.
                    Ayıptır,çünkü,bunca insan komik denebilecek bir gidere sahip bir derneğin,bu komik giderini bile karşılayamıyor ise ayıp değilde nedir.Hedeflerimizin büyük olduğunu genel toplantılarımızda defalarca dile getirip tartışmış idik.Bugün bırakalım hedeflerimize varmayı,zorunlu giderlerimizi bile karşılayamaz duruma geldik.
                    SEVGİLİ IRMAÇLILAR,BU DUYURUMUZU ACİLEN DİKKATE ALACAĞINIZ UMUDUYLA,hepinize saygı ve sevgilerimizi yoluyoruz.
                    
         
                    NOT:Bir dahaki yazımızda sizlere bir hikaye anlatmayı düşünüyoruz.Lütfen bizi takip ediniz. SAGLICAKLA KALIN.
                   
 
SEVGİLİ IRMAÇ LILAR:
IRMAÇ KÖYÜ DERNEĞİ YÖNETİM KURULU tarafından yazıldı.   
                Bu kaçıncı seslenişimiz bilmiyoruz.Hala yeterince omuz verilmiyor,sağır,dilsiz ve körmü olmuşuz.Görmedim,duymadım bilmiyorum demenin zamanı çoktan geçti.Bu işin geriye dönüşü yok.
                 Suyu kesilen değirmen taşı dönermi?.Hani bir çoğumuz yeminler adına yola çıkmıştık.Yorgun,umutsuz ve unutulmuş yüreklere umut olacaktık.Sevgi ve destek olacaktık arkada kalanlara.Erdemli olmanın,hayatı ve yaşamı paylaşmanın,karanlıklara karşı durmanın yolu birazda duyarlılık ve kararlılık değilmidir?Peki neredesiniz  IRMAÇLILAR?.Biz hala Dernek bünyesinde bir avuç azınlıgız
                  Biz istersek fırtınalar yaratırız soluğumuzla,küllenmiş uyuşukluğumuzu üstümüzden atmanın zamanı gelmedimi?

                                                                                                                                             SAĞLICAKLA KALIN,
 
BİR ÖZLEM BİR TÜRKÜ
IRMAÇ KÖYÜ DERNEĞİ YÖNETİM KURULU tarafından yazıldı.   
                   IRMAÇ a yolculuk biraz sitres,birazda tarifsiz bir özlemle başladı.Ani bir karardı,ama gerçekten gitmemize deydi.Uzun bir aradan sonra köyümüze yaptığımız bu seyahatta zamanlamada çok iyi oldu.Bayram dolayısı ile köy epeyce kalabalıktı.Bayramlaşma adına herkesi tek tek ziyaret etme fırsatını bularak,çocukluk günlerimizdeki anıları yad etme fırsatıda bulduk. 
                   Başta köyümüzün büyükleri olmak üzere herkesle derin sohbetlerimiz olduDerneğimizin sorunlarını anlattık.Beklentilerimizi dile getirdik.Herkesin önerilerini dinledik.Koordineli ve dayanışma içinde neler yapabileceğimizi konuştuk.         
                    Herkes,ama herkes ciddi derecede alakalı davrandı.Derneğimizin sorunlarına ilişkinHER ŞEYİ YAPMAYA HAZIR OLDUKLARINI,açık yüreklikle ve samimiyetle dile getirdiler.                                                                                                                    
                     Başta köyümüzün büyükleri,MUHARREM KILIÇKAYA,HÜSEYİN PINARBAŞI,HASAN TOPTAŞ,DURAN KILIÇKAYA,MURTAZA AKBULUT,M.MUSTAFA GÖLBAŞI,MUSTAFA KILIÇKAYA,ERTUĞRUL MOĞULKOÇ,MEHMET KILIÇKAYA olmak üzere,köyümüzü bayram dolayısı ile ziyarete gelen Haydar GÖLBAŞI,Hamit moğulkoç la temel meselemiz olan Derneğimizle ilgili geniş sohbetlerimiz oldu.                                                                                                                                                                                            
                      Bu görüşmelerimizin en verimli olanıda sevgili muhtarımız  AYDIN GÖLBAŞI ile oldu.Köyümüzün temel sorunlarının büyük bir bölümünün hallolduğunu gördük.Buda bizi ziyadesiyle memnun etti.Köyümüzün heyeti,diger köylerle kıyaslandığında çok başarılı çalışmalar yapmışlardır.
                      Bu alandaki çalışmalarda Haydar GÖLBAŞI nın katkılarını unutmamak lazım.Köyümüzün altyapısı tememen hallolmuş durumdadır.Emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ederiz,derneğimiz ve köyümüz asına.
                       Muhtarımızında önemle ve ısrarla dile getirdiği ve kısa zamanda hallolmasını istediğimiz,köyümüzün okulunun restora edilerek kullanılabilir hale getirip,misafirhanaya dönüştürülmesidirEn acil ve en temel meselelerimizden biride budurŞu anda çare ve kaynak bulmaya başlamış bulunmaktayız.
                       Sevgili Irmaç lılar,biraz cesaret,biraz azim,birazcıkta çaba sarfedildiğinde,o güzelim insanların yüreklerindeki sıcaklığın hala kaybolmadığını,her türlü özveri ve coşkunun var olduğunu çok rahat bir şekilde görmek mümkün.
                       Zamanında çok güzel şeyler yaşamış olmalıyızki,sonraki nesilleri acılara karşı güzellik silahıyla donatmışlar atalarımız.Türküsüz bırakmamışlar yollara.Ekmekten ve gömlekten önce insan olmayı öğretmişler.Ve sevinç doldurmuşlar koynumuza.İyiki koparmamışlar çiçekleri.Sevgiyi öfkesiz takmışlar yakamıza.
                       Hani ğlamasın diye başaklar,yüreğimizi biçerek çıkarmışlar tarlalardan,şimdi yürümek zamanıdır demişler,yepyeni sonsuzluklara,yepyeni güzelliklere doğru.
                       Onlar,'güzelliklerin düşmanları çok olur' derinliğini bildikleri için gerçeğe yakın hayaller kurmamızı öğretmişlerdir bizlere.Acılarımıza tad  veren güzelliklerden vaz geçmememizi öğütlemişler,çiçekli dallara dönüştürmüşlerdir öfkelerimizi.
                        Evet sevgili Irmaçlılar,biz bu duygularla ayrıldık köyümüzden,hemde, hemen hemen hiç kimseyle vedalaşmadan.
                        Dedikki,İSTER DOLU YAĞSIN ÖMRÜMÜZE, İSTERSE KAR,biz ki bildikten sora SEVMEYİ...


                                                                                                                                                       SAĞLICAKLA KALIN
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL
Sitemiz En İyi Mozilla Firefox Tarayıcısı ile 1024 * 768 Çözünürlükte görüntülenmektedir. Mozilla Firefox sahibi olmak için tıklayınız.